ANA SAYFA 
 Hakkımızda 
 Üyelik Paketleri 
 Online Üyelik 
 İletişim 
 Haberler 
 Reklam 
 Linkler 
 Yardım 
HIZLI ARAMA : 
Üye İşlemleri
E-Mail :
Şifre :
• Şifremi Unuttum
• Ücretsiz Üye Olun
• Anasayfam Yap
• Favorilerime Ekle


Sektörel Kategoriler
Sıfır Kırma Makinaları
İkinci El Kırma Makinaları
Kırma Yedek Parça
Diğer Makinalar
Ahşap Tahta Palet Hurdası
Hurda Akü - Pil - Kurşun
Hurda Bakır - Kablo
Hurda Bidon
Hurda Bilgisayar
Elektronik Hurdası
Hurda Kağıt
Hurda Kauçuk - Lastik
Metal Hurdası
İkinci El Big Bag Çuval
Hurda Otomobil
Paslanmaz Sac Hurdası
Hurda Plastik
Hurda Varil - Teneke
Elektrik motoru - Redüktör
Hurda cam
Hurda Aliminyum
Atık Yağ
Diğer Malzemeler


Bilgi Bankası
Atık ile ürün arasındaki fark nedir ?
YAKIT PİLLERİ
TEHLİKELİ ATIK LİSTESİ 7
PET nedir?
Lastiğin proliz yöntemi ile geri kazanımı
PS Nedir?
PASLANMAZ ÇELİKLERİN KAYNAĞI
Çelik
Tehlikeli atıkların katagorileri nelerdir ?
TEHLİKELİ ATIK LİSTESİ 11
>Tüm Konular

Piyasa Verileri
Dolar1,5190-6.91
Euro2,0340-2.60
Altın41,0970-1.40
IMKB28668,662.37



 Yakıt pili nedir ve çeşitleri nelerdir?
Tüm Konular
GİRİŞ
En genel tanımı ile elektrokimyasal enerji dönüşüm cihazlarıdır. Bir yakıt hücresi
kendi içerisinde hidrojen ve oksijeni suya dönüştürürken bu reaksiyon sonucu elektrik
akımı üretilir. Yakıt hücreleri ürettikleri elektriği DC (doğru akım) olarak üretirler. Yakıt
pilleri ilk olarak 1839 yılında William Growe tarafından bulunmuş ve yaklaşık olarak 120
yıl ilgi görmeden kalmıştır. Uzay programları çerçevesinde tekrar ele alınmış ve
geliştirilmiştir.
Yakıt hücrelerinin temel yakıtı doğada bol olarak bulunan hidrojen elementidir.
Ancak hidrojen doğada yalnız olarak bulunmaz diğer elementlerle bileşik halinde bulunur.
Hidrojeni doğada su, methanol, doğal gaz, bor hidrür vb.. bileşikler halinde bulabiliriz .
Yakıt pilleri sistem itibarı ile bir akü bataryasına, çalışma prensibi ile de içten
yanmalı motorlara benzer. Akü bataryası gibi kutuplarından elektrik enerjisi alınmasına
rağmen bu enerjiyi akü bataryası gibi depolanmış olan enerjiden değil ürettiği enerjiden
verir. Enerjiyi kendine hidrojen sağlandığı sürece verir.
Yakıt pilinin plaka yüzeyi akım şiddetini, plakaların seri bağlanması ise voltajı
oluşturur. Bir çok plakanın yanyana bağlanması ile elde edilen sisteme yığın adı verilir.
Yığınlar kendi aralarında seri ve paralel bağlanmaları ile istenilen voltaj doğru akım olarak
elde edilir, sonra gerektiğinde DC/AC dönüştürücülerle alternatif akıma çevrilir.
Uzay programları çerçevesinde geliştirilen yakıt pillerine en büyük talep otomotiv
sektöründen gelmiştir. Bu uygulamalarda süratle mesafe kat edilmiş ortalama olarak tüm
üretici firmalar prototiplerini bitirmiş ve seri üretim aşamasına gelmişlerdir. Bundan başka
yakıt pilleri cep telefonundan bilgisayara, bisikletten toplu taşıma araçlarına, gemilerden
uçaklara, iş merkezlerinden konutlara kadar bir çok alanda kullanım imkanı bulmuştur
Yakıt pillerinin konutlarda kullanımı bir çok avantajı da beraberinde getirmektedir.
Şebekeden gelen elektrik kesintilerinden etkilenmek diye bir şey söz konusu olmayacaktır.
İkincisi konutun elektrik ihtiyacının yanında ısınma ve sıcak su ihtiyacını da ekonomik
olarak karşılamaktadır. Bunun neticesi olarak ulusal elektrik şebekelerin yükleri azalacak
yeni üretim merkezlerine gerek duyulmayacaktır.

İKİNCİ BÖLÜM
YAKIT HÜCRELERİ
Yeni bir bin yıla girerken yakıt pilinin dünya çapında araçların kullanımında inanılmaz
şekilde artacağı ve enerji için dünya çapında rağbet göreceği tahmin ediliyor. Enerji
stoklarımızı korumak, çevremizi korumak ve yaşam kalitesini düzeltmek için dünyanın
enerji ihtiyaçları için teknolojiden yeterince yararlanmak gereklidir.[11]
Arabalar, evler ve enerji santralleri için yeterli çok yönlü bir teknolojiye ihtiyaç vardır.
Çevremize verilen zararları tersine döndürmeye yardım edebilecek yeterince temiz bir
teknoloji gereklidir. [11]
Yakıt hücreleri, konvansiyonel güç üretim sistemlerine göre aşağıdaki üstünlüklere
sahiptir.[11]
- Çevresel kirlilik oranı düşüktür.
- Enerji üretim verimi oldukça yüksektir.
- Farklı yakıtlarla çalışabilir. (Doğal gaz, LPG, ****nol ve Nafta)
- Egzoz ısısı yeniden kazanılabilir.
- Modüler yapıdadır.
- Montaj süresi kısadır.
- Çok yüksek miktarda soğutma suyu ( deniz suyu gibi ) gerektirmez.
- Güvenilir bir sistemdir.
- İşletim karakteristiği uygulamada kolaylıklar sağlar.
- Geleceğe yönelik olarak gelişme potansiyeli oldukça yüksektir.
- Katı atık ve gürültü problemi yoktur.
2.1 YAKIT HÜCRE ÇEŞİTLERİ
Elektroliti dışında tüm yakıt pillerinin dizaynı neredeyse aynıdır. Kullanılan elektrolit
malzeme çeşidine göre 5 çeşit yakıt pili tanımlayabiliriz.
1- Proton değiştirici membranlı yakıt pilleri
2- Fosforik asitli yakıt pilleri
3- Alkalin yakıt pilleri

4- Eriyik karbonatlı yakıt pilleri
5- Yoğunlaştırılmış oksitli yakıt pilleri
Özel uygulama alanlarında her yakıt pili teknolojisi kendini çekici kılan uygulama
özelliklerine sahiptir. Pil pazarı büyük güç ünitelerinden düşük watt uygulamalarına
taşımada büyük değişiklikler gösterir.
Proton değiştirici membranlı yakıt hücreleri diğer yakıt hücre çeşitleri içinde en çok
gelecek vaad eden gruptur. Bu yakıt hücrelerine özellikle otomotiv sektöründen büyük
talep gelmiştir. Yüksek güç yoğunluğuna sahip olmaları ve düşük sıcaklıklarda çalışıp hızlı
bir şekilde bu sıcaklık değerine ulaşmaları proton değiştirici membranlı yakıt hücrelerini
cazip hale getirmektedir. Ayrıca kullanım alanları arasında evlerde kullanılan elektrikli
cihazları da katabiliriz. Çok yakında proton değiştirici membranlı yakıt hücreleriyle çalışan
birçok cihaz ve otomobil ticari amaçla kullanılmak üzere piyasaya sunulacaktır. Zira
hemen hemen bütün otomobil firmaları özel prototip araçlarını yapmış ve bazı firmalarda
ev işlerinde kullanılmak üzere birçok ürünün yapımını tamamlamış piyasaya sürmeye
hazırlanmaktadırlar.
Halen ticari teknolojide geçerli tek pil çeşidi fosforik asit pilleridir. Bunlar savunma
bölümü yakıt pili geliştirme programında kullanılmaktadır. Fosforik asit teknolojisi yüksek
uygulama derecelerinde sıvı asiti kontrol edebilmek için düşük dereceli destek
sistemlerinde, çok pahalı materyallerin kullanımında ve daha iyi durumda muhafazasında
başarıyla uygulanır.
Alkalin pil teknolojisi uzay mekiği uygulamalarında ve NASA’nın diğer
uygulamalarında geniş kullanım alanı bulur. Alkalin yakıt pilleri genelde iletim için
kullanılırlar. Fakat havada bulunan karbon oksitlere karşı çok duyarlı olduğu için yer
uygulamalarında kullanmak zordur.
Eriyik karbonat teknolojisi daha yüksek derecelerde çalışırlar ve en çok 1-20 MV
kapasite aralığına uygundur. Büyük güç santralleri ile yeniden üretme tesislerinde
kullanılırlar. Dünyada sınırlı sayıda uygulama alanları vardır.
Yoğunlaştırılmış oksijen teknolojisi de yüksek derecelerde kullanılır. Bu yüksek işlem
dereceleri sayesinde tasarı ve uygulama dalları çok özendiricidir. Plakaları soğutmak için
basınçlı katot havasını kullanır. Yakıt pili dizileri sıcaklık, su ve basıncı kontrol eden ve
sistemin kendi başına çalışmasını sağlayan pek çok alt sisteme sahiptir. Bu alt sistemler; su pompaları, su arıtma istasyonları, hava kompresörleri, soğutma pompaları ve radyatörler
olabilir. Bir yakıt pilinin gücü ve verimi çok farklı değerlerde olabilir.
Bir çoğunun ebatları küçük olup 0,5 ve 0,9 volt arasında DC elektrik üretirler. Bazı
piller düşük ve orta voltajlı sistemlere daha yüksek voltaj üretmek için bir grup halinde
“yığın” adı ile çalıştırılabilirler. Yakıt pili üretim tesisinde güç bölümünün en önemli kısmı
“yığın” kısmıdır. Diğerleri ise yakıt alıcısı ( işleyicisi ) ve güç düzenleyicisidir.



2.2 YAKIT PİLİ NASIL ÇALIŞIR?
Tükenmez ve hiç bir zaman şarj olmaya ihtiyacı olmayan yakıt pilleri yakıtın
enerjisini direk olarak elektrokimyasal yolla elektrik enerjisine çevirirler. Anot
yakıtlanmayı ve katot oksitlenmeyi sağladığı zaman yakıt pilleri sürekli bir batarya bir
batarya gibi çalışır. Bir batarya gibi sessiz ve hareketsizdir. Fakat bataryadan iki yolla
farklıdır. Tehlikeli maddeler içermez ve kirlenmeksizin yenilenebilir. Bir yakıt kaynağı
olarak kullanılır.
Yakıt pilinin çalışması için hidrojen – oksijen veya hidrojen – hava gereklidir. Bir
yakıt pilinin merkezi iki elektrot arasına yerleştirilmiş elektrolitten meydana gelmiştir.
Hava, katot yüzeyi üzerinden geçer. Elektronlar katoda doğru bir dış devre yoluyla
taşınırken hidrojen iyonları da elektrolit yoluyla oksijen elektroda göç ederler. Katotta



oksijen ve hidrojen iyonları ile elektronların reaksiyona girmesiyle su elde edilir.
Elektronların dış devre yoluyla akışı ile elektrik üretir. Yakıt kullanımındaki yüksek verim
nedeniyle, bu elektrokimyasal işlemden çıkan yan ürünler sıcaklık, ısı, buhar halinde su ve
anottan katoda elektron akışından doğan elektrik akımıdır.
Yakıt pilleri; yakıtı ve okside eden maddeyi kimyasal olarak yanma olmaksızın bir
araya getirerek geleneksel yanmadaki enerji kayıplarını önler ve kirliliğine neden olmaz.
Farklı elektrolid maddelerinden üretilen yakıt pillerinin farklı çeşitleri vardır.
Her bir yakıt pili türü, farklı potansiyel kullanışına sahiptir. Elektro kimya yakıt
pillerin proton değişim membranlı veya onun dolu polimeri üzerindeki gelişmiş
mekanizmasına odaklanmıştır. Proton değişim membranlı yakıt pilleri 85 °C civarındaki
alçak bir sıcaklık oranıyla işletilmiştir. Onlar yüksek güç yoğunluğuna sahiptirler ve derhal
dolu kapasiteyle çalışabilir ve değişken güçlü göstergelerle ayarlanabilirler. Değişken
proton membranlı yakıt pilleri aydınlatma araçları, uzak mesafeler. İçin dağıtılmış güç
üretim birimleri ve deşarj edilebilir pillerin yenilenmesi gibi daha küçük uygulamalarda da
ilk adaydır.
(PEM) Yakıt hücresi çalışma mekanizması suyun elektrolizinin tam tersidir. Yakıt
hücresi için reaksiyon formülü aşağıdaki gibidir.
Anotta

Katotta

Toplam reaksiyon;
Şeklinde gerçekleşir.
Bu reaksiyon sonucunda elektrik, su ve bir miktar ısı açığa çıkar. Açığa çıkan bu ısı
miktarı evsel veya herhangi bir uygulama için kullanılarak yakıt hücresinden elde edilen
toplam verim arttırılabilir.

Bu reaksiyon sonucunda elektrik, su ve bir miktar ısı açığa çıkar. Açığa çıkan bu ısı
miktarı evsel veya herhangi bir uygulama için kullanılarak yakıt hücresinden elde edilen
toplam verim arttırılabilir.





Yukarıdaki şemadanda görüleceği gibi yakıt hücrelerinde daha iyi başarım ve daha iyi
verim elde edebilmek açısından bazı önemli noktalar mevcuttur.
• Hava Yönetimi
• Su Yönetimi
• Isı Yönetimi
• Güç Yönetimi
2.2.1 Hava Yönetimi
• Kimyasal reaksiyonun istenilen hızda gercekleşebilmesi için hücre içine bir basınç
uygulanmalıdır. Ancak basıncın düşük olması tepkimeyi yavaşlatıyor; eğer yüksek
olursa da hidrojenin oksijen tutma kapasitesi azalıyor. Bunun için içeriye verilen
basınç optimum değerde olmalıdır.
2.2.2 Su Yönetimi
• Yakıt hücresinden dışarıya atılan su tekrar geri dönüşüm için kullanılabilir. Çıkan
suyu düzenleyiciye vererek bu sudan tekrar hidrojen elde edilerek yakıt tasarrufu
sağlanacak ve böylece dışarıdan ekstra yakıta fazla gerek duymadan cihaz daha
uzun çalışabilecektir.
2.2.3 Isı Yönetimi
• Yakıt hücrelerinde dışarıya suyun yanında bir miktar ısıda açığa çıkar. (PEM
80derece). Bu açığa çıkan ısı su ile birlikte buhar basıncı yaratır bu basınç içeriye
verilerek hava yönetimine katkıda bulunulabilir. Ayrıca açığa çıkan bu ısıyı başka
günlük ihtiyaçlar için de kullanmak yakıt hücresinden elde edilen verimi
arttıracaktır.

2.2.4 Güç Yönetimi
Yakıt hücresinin ürettigi elektrik DC voltajdır. Gerektiğinde bu üretilen DC gerilim
çok verimli şekilde AC gerilime dönüştürülüp kullanılabilmeli
􀂾 Ayrıca yakıt hücrelerinin otomobillerde kullanımında ani ivme gereken durumlarda



Yakıt hücreli aracın oksijen açlığı çekmemesi için yakıt hücre grubuna destek olarak
yakıt hücresi tarafından tekrar şarj edilebilir piller devreye girebilir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ
Yakıt hücrelerinde en önemli konulardan biride açığa çıkan elektrik enerjisinin hangi
tip bir motorla kinetik enerjiye dönüştürüleceğidir. Eğer kullanılacak cihaz AC gerilim ile
çalışacak ise üretilen DC gerilim verimli bir şekilde AC gerilime çevrilir.
Bu projede üretilen elektrik enerjisinin AC gerilime çevrime gerek kalmadığı durumlar
göz önüne alınarak DC motor özelliklerine değinilecektir.





DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
GELECEĞİN YAKITI HİDROJEN
4.1 Neden HİDROJEN ?
Hidrojen en hafif gazdır ve yanıcı özelliğe sahiptir. Özelliği yanarken, diğer
yakıtların çıkarttığı doğaya zararlı gazları çıkarmaz ve geriye sadece saf su bırakır ve bir
miktar ısı bırakır.
4.2 Hidrojenin Özellikleri
Hidrojen en hafif kimyasal elementtir. Sıvı hidrojenin birim kütlesinin ısıl değeri
141,9 MJ/kg olup, petrolden 3,2 kat daha fazladır. Sıvı hidrojenin birim hacminin ısıl
değeri ise 10,2 MJ/m3'tür ve petrolün % 28'i kadardır. Gaz hidrojenin birim kütlesinin ısıl
değeri sıvı hidrojenle aynı olup, doğal gazın 2,8 katı kadarken, birim hacminin ısıl değeri
0,013 MJ/m3 ile doğal gazın % 32,5'ine karşılık gelmektedir.[9]



4.3 Hidrojen ve Otomobil
Ekonominin büyük bir role sahip otomotiv sektörü, yaklaşmakta olan hidrojenli
günlere diğer sektörlerden daha hızlı hazırlanıyor. Bugün, yaklaşık bütün otomobil
üreticileri hidrojen yakıtlı otomobil prototiplerini üretmiş durumdadır.
Günümüzde temiz enerjiye yönelmenin önemini anlayan firmalar bu konuda
teknolojilerini geliştirerek hidrojen enerjisine dayalı yeni araçlar imal etmektedir.
Düzenlenen fuar ve etkinliklerle bu teknolojiye ait araçlar sergilenmekte ve temiz enerji
bilinci oluşturulmaktadır [12] .
Ancak şu aşamada hidrojenli otomobillerin ticari satışa sunulamamasındaki en
büyük iki engel fiyatlarının yüksekliği ve soğuğa karşı dayanıksız oluşlarıdır.
4.4 MALİYET SORUNU
Hidrojenli motorların maliyeti sektörün gelişmesinin önünde ciddi bir engel olarak
algılanıyor. Platinyum alternatifleri konusunda uzmanlaşan QuantumSphere firması,
katalizatör işlevi gören nano-nikel geliştirdi. Yakıt hücresinde, platinyum yerine nanonikelkullanılacak.[
12]
Yarım kilogramı 10 bin dolar olan platinyuma göre nikel çok daha ucuz bir
materyel ve bu açıdan hidrojenli otomobillerin geleceği için bir umut. Nano-nikel önce
eritiliyor, sonra da sıkıştırılarak yeniden katılaştırılıyor. Katılaştırma esnasında nikel
eriyiği 20 nanometre’lik parçalara bölüştürülüyor. QuantumSphere’in ürettiği nano-nikel,
platinyuma benzer fiziksel özellikler gösteriyor ve yakıt hücresinde aynı işlevi
görebiliyor.[12]
4.5 Hidrojen Depolama
Bilim adamları günümüzde kullanılan yakıtların çevre kirliliğine yol açtığını, hem de
çok hızlı bir şekilde tükendiğini vurguluyorlar. Alternatif enerji kaynakları, güneş ve
rüzgar enerjisinin taşınma ve depolanma sorunu, doğalgazdan elde edilen hidrojenin de,

alev alma riski var. Bu yüzden hidrojenin güvenli bir şekilde depolanması ve taşınması
önem kazanıyor.
Hidrojen depolama metotları genel olarak; [14]
• tanklarda gaz ve sıvı olarak depolama
• hidrojen taşıyıcı hidrokarbonlarda (****nol gibi) kimyasal depolama,
• hidrojeni bazı ****l alaşımlarıyla reaksiyona girdirerek ****l-hidridler şeklinde
depolama,
• katı nano yapılarda depolama
Hidrojen gazının yüksek basınçta depolanması en eski ve en çok kullanılan
metottur. Özellikle son yıllarda kompozit depo teknolojisi bu metodu tekrar popüler hale
getirmiştir. Hidrojenin sıvı olarak depolanması yüksek maliyet nedeniyle uzay araçları ve
bazı roketlerden başka uygulamalarda tercih edilmemektedir.
Bazı ****l alaşımları hidrojenle bileşik oluşturarak küçük bir hacimde çok yüksek
miktarda hidrojen depolamak (****l-hidridler) mümkündür. İstenilen miktarda hidrojen,
****l-hidrid yatak ısıtılarak dışarı alınabilmektedir. ****l hidrid yataklar aynı hacimde
sıkıştırılmış gaz tanklarına göre çok daha fazla hidrojen depolayabilmektedir. Sistem düşük
basınçla çalıştığı için diğer depolama metotlarına göre daha emniyetlidir. Fakat bu
sistemlerin ağır olmaları önemli bir dezavantajdır.
Son yıllarda karbon nano-yapıların (nano-tüp, nano-fiber vb.) çok büyük
miktarlarda hidrojen depolama kabiliyetlerinin olduğu görülmüştür. Hidrojen gazı,
boyutları milimetrenin milyonda biri mertebelerinde olan tüpçüklerin içinde yüksek
yoğunlukta depolanmaktadır. Nano-yapıların yüksek maliyetleri günümüzde pratik olarak
kullanımlarını engellemektedir, fakat yakın bir gelecekte nano-yapıların hidrojen
depolanmasında en önemli rol oynayacağı açıktır.[14]

BEŞİNCİ BÖLÜM
BOR ve TÜRKİYE



Türkiye’nin bilinen bor yatakları, Tersiyer boyunca aktif olan volkanik faaliyetlerin
yer aldığı bölgelerde, Miyosen görsel ortamlarda depolanmıştır. Türkiye bor yataklarının
tümü, volkanik aktivite ile ilgili yataklar olarak sınıflandırılır. Türkiye bor yatakları,
dünyanın en büyük ve yüksek tenörlü (sırasıyla %30,29 ve 25 B2O3 ) kolemanit, üleksit ve
boraks (tinkal) yatakları olup, dünya ihtiyacını 500 yıl tek başına karşılayacak boyuttadır.
Türkiye’deki bor yatakları madencilik yönünden kolay çıkarılabilir nitelikte olup, aynı
zamanda da ulaşım noktalarına da yakınlığı bakımından dünyada rakipsizdir.[13]
Katma değeri yüksek, ileri teknolojiye dayalı, bilgi yoğun bor üretilmesi ve bunların
üretilmesine yönelik teknolojilerin geliştirilmesi dünyanın en büyük bor rezervlerine sahip
ülkemiz için çok önemli bir hedef olarak dikkate alınmalıdır.[13]
Yakıt pilleri ile enerji üretiminde kullanılan hidrojenin depolanmasında ve hidrojen
kaynağı olarak bor hidrür bileşiklerinin kullanımı önemli ve yeni uygulama alanı olarak
yoğun bir şekilde araştırılmaktadır. Özellikle hidrojen kaynağı olarak sodyum bor hidrür
üretimi ve yakıt pillerinde hidrojen üretiminden sonra oluşan sodyum boratın tekrar
sodyum bor hidrüre dönüştürülmesi ileriye yönelik önemli bir araştırma konusu olarak
dikkati çekmektedir. Borlu bileşiklerin hidrojen depolanmasında kullanımına yönelik
bilimsel gelişmeler yakıt pillerinin ekonomik olarak kullanımına olanak sağlayabilecektir.
Ayrıca yakıt pillerinde proton iletkenliğini artıran membran geliştirilmesinde de bor
bileşiklerinin kullanımı araştırılmaktadır.[13]
Bu araştırmaların başarı ile sonuçlanması halinde çok yakın bir gelecekte Türkiye
dünyada çok önemli bir merkez konumuna gelebilme potansiyeline sahiptir.



ALTINCI BÖLÜM
SONUÇ
Yakıt hücrelerinin ticari hayata geçmesi için ani ivme kazanabilecek gücü
üretmeleri (otomobillerde), soğuğa karşı dayanıklı olabilmeleri ve en önemliside
maliyetlerinin düşmesi gerekmektedir.
Otomobillerdeki ani ivme sorunu yakıt hücresine bağlanan tekrar şarj edilebilir
piller yardımıyla çözülebilir. Böylece otomobilin ani ivme gerektiren durumlarda bu
eksta piller devreye girerek daha fazla akım üretilebilir. Daha sonra da aralıklarla bu
piller şarj edilerek gerektiğinde kullanım için hazır tutulabilirler.
Soğuğa karşı dayanıklılık ise hala üzerinde yoğun bir şekilde çalışılan bir
konudur. Firmalar bu konuda bir çok testler yapmakta ve yakıt hücrelerinin değişken
sıcaklıklarda çalışma şartlarını iyileştirmeye çalışmaktadırlar. Bizce soğuğa karşı
dayanıklılık problemi yine dışarıdan devreye giren daha güçlü şarj edilebilir piller
yardımıyla çözülebilir. Soğuk şartlarda piller devreye girerek yakıt hücresinin çalışma
ortamını ve dışarıdan alınan havanın ısısını ayarlayarak hücreyi koruyabilirler.
Önemli bir konuda maliyetlerdir. Firmalar bu maliyet sorununu indirmek için
çalışmışlardır. Platinyum alternatifleri konusunda uzmanlaşan QuantumSphere firması,
katalizatör işlevi gören nano-nikel geliştirdi. Yakıt hücresinde, platinyum yerine nanonikel
kullanılacak.Yarım kilogramı 10 bin dolar olan platinyuma göre nikel çok daha
ucuz bir materyel ve bu açıdan hidrojenli otomobillerin geleceği için bir umut olmuştur
[12].
Yakıt hücreli cihazların önündeki bir diğer engel de yakıt kaynağı olan hidrojenin
taşınması depolanması ve güvenli bir şekilde kullanımı konusunda hala kesin bir
metodun olmadığıdır. Hidrojen depolanması, saklanması ve taşınması için bir çok
görüş ve metod önerilmiş ancak şu ana kadar hiç bir metod üzerinde kesin bir yargı
oluşmamıştır. Ülkemizde bol miktarda bulunan bor madeni ise hidrojenle kolayca
bileşik oluşturabilmekte ve kolayca ayrılabilmektedir. Bor hidrojenle birleşince borhidrür
olarak bileşik oluşturmaktadır. Bir enerji bileşeni olarak bor-hidrür, hidrojenin
taşınma, depolanma, patlama gibi tüm risklerini yok eden bir taşıyıcı. Bu sebeple çok
yakın bir gelecekte Türkiye bor rezervlerinin bolluğu sebebi ile önümüzdeki yıllarda dünyada önemli bir merkez olabilme potansiyeline sahiptir. Bu açıdan ülkedeki bor
rezervlerini çok değerli kılacak hidrojenin güvenli saklanması ve taşınması üzerine
deneyler, projeler yapılmalı ve başarıya ulaştırılmalıdır.

Yazar: Arş. Gör. Mehmet Ölmez
Tüm Konular




GOLD ÜYELER  [Liste]
[Tüm Üye Firmalar]


ANA SAYFA | Hakkımızda | Üyelik Paketleri | Online Üyelik | İletişim | Haberler | Reklam | Linkler | Yardım

© 2005 - 2009, Hurdadaparavar.com. Tüm hakları saklıdır.

istanbul ::  ankara ::  izmir ::  antalya ::  eskişehir ::  plastik pvc ::  granit mermer ::  alışveriş ::  web tasarımı ::  bilet ::  online reklam izmir